9 Eylül 2011 Cuma

Uyku Herşeyin "Anasıdır."



Her şeyin başı sağlık derler ya, sağlığında bir başı varmış bunu yeni öğrendim ve epey sancılı bir öğrenme oldu.
Yaklaşık bir 3.5 yıldır düzenli uyuyamıyorum. 8 saat aralıksız uyuyabildiğim tek zamanlar ya uyku ilacımı aldığım zamanlar  ya da epeyce fazla içtiğim zamanlar. Bazen 1 haftada sadece 6 saat uyuyorum. Uvvvvvvvvv zombiii ! Denilebilir bir yerde bana. Epeyce sorunlu bir durum bu. İlk başlarda acı veriyordu bu, epey halsizlik falan filan. Ama sonraları alıştım, buna göre yaşamayı öğrendim, gece 1'den sabah 5'e kadar içmek güzelmiş anlıyorum bunu. Ama son zamanlarda yine acı vermeye başladı. Uyku yoksa sağlıkta yok ! Ee bir de uykusuzluğun yanına içki ve o kafada ki huni eklenince iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Artık uykusuzluktan bütün sağlımı kaybetmeye başlıyorum. Son bir haftadır her yerim ağrıyor, dökülüyorum resmen. Pinokyo'yum sanki ve benden bir dolap yapmaya çalışıyorlarmış gibi hissediyorum. Boğazım, dişim, başım, kalbim, ciğerlerim her yerim ağrıyor. Uykusuzluk başa bela.

Aslında neden uyuyamadığımı biliyorduk çoğu kişi. "Kötü Alışkanlıklarımı Sevdiğim" için uyuyamıyorum. Robert Pattison gibi yaşamak çok karizmatik aslında, ama tabi kendi içimden. Dışarıdan Pattison gibi deseler birine benim için, o Pattison'sa dünya patlasın der ve ilginç ve iğrenç bir kafiye olurdu. Bende buna karşı hunimi çıkartır ve çok ağır ana-avrat saçmalardım. Ama tabi bu olmuyor, olmayacakta büyük ihtimalle, galiba, sanırım, yani herhalde.

Aslında bir yandansa seviyorum uyumamayı. Çok fazla boş zaman, çok fazla kitap, çok fazla müzik ve çok çok fazla, çok çok fazla bir sürü çok keyifli şeyler. Ayrıca bana yalnızlığımla baş başa kalma şansıda veriyor. Gecelerin en büyük yanı bu galiba. Bize en yakın dostumuz, vazgeçilmezimiz, en sadık varlığımız "yalnızlığımızla" baş başa kalma şansı veriyor. Kimileri bunu ağır bir hüzün, kimileri gereksiz bir neşeyle karşılar. Ben geceleri yalnızlığımı 2 tane birayla karşılıyorum ve yalnızlık kafası güzel olunca gayet güzel olabiliyor. Uyumayınca geceleri senin için artık en normal şey oluyor, hatta öyle ki geceleri gündüzlerden çok ama çok daha fazla güzel. Hele yanında güzel bir içki, sigaran ve iyi bir dost  varsa. Ki genelde yalnızlıktır bu dost, oda bir şeydir, iyi kafa yapar yalnızlık, seni dinler, hiçbir şeye karışmaz, sadece kafanın güzel olması için sürekli içki ikram eder. Sonra ayyaş ve ya berduş ismi takılabilir ama sen takma pek.

1- Tabi yalnızlığıda içki sofrasına davet etme. Çünkü senin için hayırlı olmaz ve bir kere çağırdıktan sonra bünyede bağımlılık yapıyor, işte riks budur.

2- Geceleri uyumaya bak, özellikle Bar-Disco-Konser gibi şeylerin olmadığı ve ya kısıtlı olduğu yerlerde geceleri sana gereksiz bir hüzün ve kadeh kadeh içki getirir. Ki buda çok zararlı, özellikle erkekler. Sakın ! İçki cinselliği öldürür, siz siz olun çok içmeyin. Sonra o bizde ki uzun şey var ya o geç kalkıyor, rezil olmayın.

3- Uyuyamıyorsan sakın uyku ilacı alma, başlama. Bizim kral doktorumuz House gibi olursun sonra, elinde bir ilaç sürekli, uyuşturucu gibi bir şey böyle, sürekli içersin, hapçı olursun valla.

3 tane kural saydık, Fight Club standartlarında. Ama 3 kural daha var. Ve bunları ne yazık ki ben yapamıyorum, zaten yapamayıp tecrübe ettiğim için yazdım. Bu şimdi yeni yazacağım 3 kuralı ben  hiç yapamasamda siz sonuna kadar yapın;

1- Uyu

2- Uyu

3- Uyu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder